F for Fake: "The Hoax"

6.7.07


Howard Hughes dedeyi, Scorsese & DiCaprio ikilisinin (sevemediğim bir ikilidir) The Aviator’ından sonra (sevmediğim bir filmdir) , vizyon gündemimize taşıyan yönetmen, İsveçli & Hollywood’lu yönetmen Lasse Hallström. O da kim derseniz, Johnny Depp’li Çikolata’nın ; yakın bir arkadaşımın filmin isminin Türkçeye çevirisi karşısında düştüğü şaşkınlığı sık sık dile getirdiği Tanrının Eseri Şeytanın Parçası’nın ve son olarak Casanova’nın yönetmeni olan amca imiş kendisi.

Hoax, rahmetli Howard Hughes dedenin fake otobiyografisini yazan Clifford Irving’in gerçek hikayesini konu alıyor.Aslında yazma hikayesi gerçek de, yazılan hikaye gerçekte pek gerçeğe uygun olmamış ki, gerçek Clifford Irving filmin danışmanlığından çekilmiş, jenerikten adini sildirmiş. Son cümlemim kanıtladığı gibi, şu « gerçek » denen şeyle insan az bir şey oynamaya görsün, ortalık anında karışıyor !! Hoax denen filmde, ne karakterler, ne Nixon ne Watergate ayarları, hepsi bana çok uzaktı ; lakin gerçekle « oynama » kısmı fena ilgimi çekti. Filmdeki Clifford Irving karakterimizin « sahtekar »lığı , ortaya 0 km yalan atmak gibi bir yaratıcılık üzerine değil, gerçeği kolajlamaktan ibaret ! Söz konusu kolaj, oradan buradan Howard Hughes hakkındaki gerçekleri didikleyip derleyip, birinci ağızdanmış gibi kitap haline getirmesiyle başlıyor. Esas ilgi çekici olan, aynı yöntemi içselleştirip, örneğin aldattığı karısına yalan söylerken, gerçekte yaşadığı alakasız küçük sahnelerden kareleri montajlayarak yeni hikayeler kurgulamakta kullanması ; ki bende filmin teknik olarak da hayranlık uyandıran tek yanı bu flashback’ler .. Yalanlar gerçeklerden oluştukça, kendine bile inandırıcılığı arttıkça,dallanıp ortalık karıştıkça , Irving abinin de kafası karışıyor, kendini Howard Hughes bile sanıyor, Howard Hughes kadar deliriyor.. Film ne yazık ki bu obsession nöbetlerini hızlı geçip finale dayanıyor : Yazarımız Time dergisi tarafından « yılın sahtekarı » seçilip nihai şan şöhrete kavuşuyor, hapishaneden çıktıktan sonra, bu sefer fake Howard Hughes otobiyografini yazış sürecini konu alan kendi otobiyografisini yazıyor , adını The Hoax koyuyor, biz de filmini izliyoruz.. (yalanın yaratıcısı değil cesuru makbul yaw gibi düşüncelere dalıyoruz, gsü fake’çileri olarak kendimizden bir şeyler buluyoruz, fake’te idol filmimiz Darwin’s Nightmare’i anıyoruz, yine de izlerken gayet bayıyoruz.)

Lasse Hallström kişi, kendisi için bir senaryoda en önemli şeyin karakterler olduğu demecini verirken, Clifford Irving karakterinde (Amerikan Jigolomuz Richard Gere dede oynuyor) şuursuzluk ve umursamaz bir cesaret ile şekillenen mizah ve hafiflik hissi uyandırmayı tercih etmiş. Toplumsal eleştirilere hakkıyla uluorta yüklenen ağır bir dram olsaymış daha çok saygı bulurmuş diye düşünüyorum.Beğenemedim.

Son olarak, boş geçmesin diye, obsessiondan mustarip hırs küpü bütün denk bünyeler için bir quote’la kapanışı yapıyorum : « Eğer hayatım boyunca bir hata yaptıysam bu da çok çalışmış ve her şeyi kendi ellerimle yapmış olmamdır.” - Howard Hughes
 

©Copyright 2011 ... | TNB | Blogger Blog Templates