eklenti

25.6.12


Herkesler hayattan, birinden, bi işten, bi günden bir şeyler bekliyormuş. Duraklar tıklım tıklım olmuş: Ne zaman gelir bu?

Herkes uslu uslu yerine oturmuş, önce oyunun konusunu okumuş, saatine bakıp durmuş: Ne zaman başlar bu?

Uykusunda aslında saatin alarmının çalmasını bekliyormuş. Uyanınca kettle'daki suyun ısınmasını. Sonra tekerlekli bir aracın gelip önünde durmasını. Sonra öğle tatilini, sonra siparişini verdiği yemeği. Bak bunlar da beklenti... Sonra saatin altıya gelmesini. Geldiği tarafa giden bir diğer tekerlekli aracı. Bazı günler, bir-iki saat göreceği bir arkadaşını. Diğer günler, televizyondaki saçma programı. Uykusunu. 

Bütün bunlar olurken, yani hiçbir şey olmazken, gün gelir hayatı başlar diye bekliyormuş. 

Beklemek, durmak demekmiş aslında, ama çok yorucuymuşmuş. Ne bekliyordun!

Kimbilir kaçıncı kez saatine bakmış. Saatlerde sayılar değil, "haydi yahu" filan yazmalıymış. Ne bakıyorsun? Gözü dalmış bunun. Yorgun mu ne. Pardon, geçmek isteyenler var da... Bekleme yapma!

Sıkıntıdan uyuyakalmış. Son durakta mecbur iniyor. Etrafına bakınıyor. Durak boş, beklentisini kimse karşılamıyor.

 

©Copyright 2011 ... | TNB | Blogger Blog Templates